RavzaGul.com

RavzaGul.com


 
KapıAnasayfaGaleriSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Başımız Eşikte Olmalı

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
nurgül
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 3494
Nerden : İstanbul
Reputation : 3
Kayıt tarihi : 04/11/09

MesajKonu: Başımız Eşikte Olmalı   20.02.10 18:47

]Bir gün Yunus Emre Tabduk Emre’nin dergahında iken kendinde bir şey hissetmeyince başka kapılar aramaya başlar, dergahtan ayrılır. Yolculuk yaparken iki kişi ile yoldaş olur. Yolculuk yaparken yemek molalarında bu iki kişi birini şefaatçi kılarak Allah’tan yemek isterler ve ilahi bir sofra her seferinde önlerine gelir. Sıra Yunus Emre’ye gelir. Yunus Emre şöyle dua eder.

“Allahım! Bu iki kişi kimi şefaatçi kılarak senden nimet istedilerse ben de aynı kişiyi şefaatçi kılarak senden nimet istiyorum” der.

Anında İlahi sofra önlerine gelir. Yunus Emre’nin yol arkadaşları bu duruma şaşırır ve sorarlar sen kimi şefaatçi kıldın da bu nimet önümüze geldi derler. O da kendinde bir şey görmediği için şöyle cevap verir;

“Ben sizin şefaatçi kıldığınız kişiyi şefaatçi kılarak bu maide-i İlahiyeyi istedim. Siz kimi şefaatçi kılmıştınız.”

Onlar da “Tabduk’un halis bir müridi var. Kendinde bir şey görmüyor. O’nu şefaatçi kılarak Allah’tan nimet istemiştik.” derler.

Kendinde bir şey görmemek! Yunus Emre’ye haslık, halislik kazandıran duruştur. Dupdurudur. Kendinde bir şey görmenin diğer adı olan benlik o tertemiz suyu bulandıramamıştır. Erimiştir, su olmuştur.

Evet, yapılan iyilikler, güzellikler, kemalat Allah’tandır.

Yapılan kötülükler ise nefistendir.

Yunus Emre’yi Yunus Emre yapan yaptığı tüm kemalatı Allah’a vermesiydi. Kendine paye vermemesi olayların arkasında Allah’ı görmesindendi. Bu hal ayırmıştı Yunus Emre’yi Tabduk’un dergahından. Kendinde eksiklik gördüğü hal aslında zirvede olduğu haldir.

İşte bunu anlayan Yunus Emre, Tabduk Emre’nin kapısına koşar. Kapıyı çalar, Tabduk Emre evde yoktur. Hanımı çıkar ve der ki;

“Sen başını eşiğe koy. Kendisi kördür. Burdan geçerken ayağı sana takılır. Bu kimdir der. Yunus deriz. Bizim Yunus mu derse bil ki seni affetmiştir, kabul etmiştir. Hemen kalk eteğine sarıl.”

Tabduk Emre gelir, ayağı takılır. Bu kimdir der. Yunus derler. “Bizim Yunus mu” der ve Yunus Emre ayağına sarılır.

İşte biz de zaman zaman günahlarla Allah’tan uzaklaşıyoruz. Günlük yaşantımız , haramın ve günahın bu kadar burnumuzun dibine kadar gelmiş olması ayağımızın altını daha kaygan yapıyor.

Hiç günaha girmemenin pek de mümkün olmadığı bu ortamda bize düşen ne kadar günah işleyip uzaklaşmış da olsak Allah’dan, tekrar geri dönüp başımızı eşiğe koyabilmeliyiz.

Bir kere günah işledim ya da ben bir kere daldım bu günah bataklığına daha dönüşü olmaz mülahazalarının bir şeytan tuzağı olduğunu bilmemiz gerekiyor.

Çünkü bizim; kullarından bir kuluna

“Gel ne olursan ol yine gel;

Bin kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel.” dedirten, Tevvab (tövbeleri seven-kabul eden), Gafur (bağışlamayı seven) isimlerine sahip bir Mevlamız var.

Rahim olan Allah, ısrarcı olanlara bağışlama kapılarını açacaktır.

O yüzden başımız göz yaşlarımızın ıslattığı eşikte olmalı ve kabul edildiğimizin nişanı olacak “Benim kulum mu?” cevabını almadan o eşikten başımızı kaldırmamalıyız...


Gülşen Mutlu
[b]

_________________
Dayan be gönlüm!!! Bîçare değilsin Yaradan
sanayar.. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var!
Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan
gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var...MEVLANA......
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://nurgulce.blogspot.com
AKEVLER[HACER]
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2365
Yaş : 60
Nerden : izmir
Reputation : 20
Kayıt tarihi : 09/02/10

MesajKonu: Geri: Başımız Eşikte Olmalı   14.03.10 17:18

Rahim olan
Allah, ısrarcı olanlara bağışlama kapılarını açacaktır.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Başımız Eşikte Olmalı
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
RavzaGul.com :: İSLAM :: Tasavvûf-
Buraya geçin: