RavzaGul.com

RavzaGul.com


 
KapıAnasayfaGaleriSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Anneler Günü'nün hikayesi

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
katrenur
Forum Yetkilisi
Forum Yetkilisi
avatar

Mesaj Sayısı : 437
Yaş : 34
Nerden : cizre
Reputation : 2
Kayıt tarihi : 13/03/10

MesajKonu: Anneler Günü'nün hikayesi   09.05.10 14:47

Annelere gün hediye etti ama kendisi anne olamadı.. İşte 1908'den beri kutlanan Anneler Günü'nün hikayesi...

Bugün Anneler Günü. Dünyanın birçok yerinde yaşayan annelerin en özel günü. Amerikalı Anna Jarvis’in ölen annesini anma fikrinden hareket ederek 1914’te Senato’ya kabul ettirdiği bu özel gün, o tarihten bu yana dünyanın birçok ülkesinde, 1955’ten beri de Türkiye’de kutlanıyor.

İşte Anneler Günü’nün hikâyesi. Öğretmen olan Anna Jarvis 9 Mayıs 1905’te annesini kaybetti. Acısı o kadar büyüktü ki, onunla yeterince ilgilenemediği düşüncesi gün geçtikçe ağırlaşıyordu yüreğinde. İki sene sonramayısın ikinci pazarına denk gelen annesinin ölüm yıldönümünde arkadaşlarını evine çağırdı ve “Bu günü Anneler Günü olarak ülke çapında kutlayalım, bana destek olun” dedi. Jarvis’in bu fikri kabul gördü, annelermemnun oldu, babalar itiraz etmedi, Amerika’nın önde gelen bir giysi tüccarı da finansal destek sağladı. İlk Anneler Günü Jarvis’in annesinin 20 yıl süresince haftalık dini dersler verdiği Grafton’daki bir kilisede, 10 Mayıs 1908’de, 407 çocuk ve annesinin katılımı ile kutlandı.
BEYAZ KARANFİL SEMBOLÜ
Jarvin her bir anneye ve çocuğa kendi annesinin en çok sevdiği çiçek olan karanfillerden birer tane verdi. O günden sonra, temizliği, asaleti, şefkati ve sabrı ifade eden beyaz karanfil, Amerika’da Anneler Günü’nün sembolü olarak kabul edildi. Jarvis bu günün “milli bir gün” olarak kabul edilmesi için tarihte tek bir kişi tarafından gerçekleştirilen en başarılımektup yazma kampanyası ile gazete patronlarından işadamlarına, devlet adamlarından din adamlarına kadar ulaşabildiği herkese bu fikrini iletti. Fikir o kadar çabuk kabul gördü ki, Senato onaylamadan çok önce, birçok eyalet ve şehirde Anneler Günü kutlamaları gayrıresmi olarak başlatılmıştı bile. Sonunda 8 Mayıs 1914’te Senato Başkan Wilson’ın da imzası ilemayısın ikinci pazarını ‘Anneler Günü’ olarak resmen ilan etti.
HER ŞEYİNİ KAYBETTİ
Bu özel günü dünyaya kabul ettiren Jarvis’in hayatı çok da mutlu geçmedi. Evlenmeye ve çocuk sahibi olmaya fırsat bulamadı. Her Anneler Günü onun için bu yönden acı oldu. Daha ziyade dini ağırlıklı bir kutlama olarak düşündüğü, bu günden ticari çıkar sağlamaya çalışanlara karşı hukuki
savaş açtı. Davaların hepsini kaybetti. Dünyadan elini eteğini çekti.
Bütün gelirini bu yolda kaybetti. Bütün dünya annelerinin en azından senede bir günmutlu olmalarını sağlayan Anna Jarvin,mutsuz, yarı görmez ve yalnız bir şekilde 1948’de 84 yaşında öldü. Ülkemizde de Türk Kadınlar Birliği’nin girişimi ve önerisi üzerine 1955 yılından beri Mayıs ayının ikinci pazar günü ‘Anneler Günü’ olarak kutlanıyor.
TARİHLER FARKLI
Ancak her ülke Anneler Günü’nü aynı zamanda kutlamıyor. Anneler Günü’nü farklı tarihlerde kutlayan ülkeler şöyle: “Norveç’te şubatın 2. pazar günü, Mısır, Lübnan, Suriye, Ürdün, Kuveyt, Yemen, Birleşik Arap Emirlikleri’nde 21Mart, Güney Kore’de 8 Mayıs, Hindistan, Meksika, Pakistan ve Suudi Arabistan’da 10 Mayıs, Fransa, İsveç, Dominik Cumhuriyeti ve Haiti’demayıs ayının son pazarı, Tayland’da Kraliçe Sirikit Kitiyakara’nin doğumgünü olan 12 Ağustos, Rusya’da kasımayının son pazar günü, Panama’da 8 Aralık ve Endonezya’da 22 Aralık”
DÜNYANIN TEK GÜZEL ÇOCUĞU
Tümdinlerce kutsal sayılan anneler atasözlerine de kutsallıklarıyla yansıyor. Bir Yahudi atasözü “Tanrı her yerde olamazdı ve bu nedenle de anneleri yarattı” derken, ülkemizde de annelerin kutsallığı, “Ana hakkı, Hak hakkıdır”, “Cennet annelerin ayakları altındadır” atasözleriyle anlatılıyor.
Bir Çin atasözünde “Dünyada sadece bir tek güzel çocuk vardır ve her anne ona sahiptir” denilirken, Alman atasözünde de anne “Kimbir çocuğu alırsa, annenin kalbini de alır” diyerek anne için çocuğun önemini vurguluyor. İngiliz şair Samuel Taylor Coleridge ise anne kutsallığını şu sözüyle dile getiriyor: “Bir anne, her zaman annedir ve yaşayan en kutsal şeydir”

DÜNYA ÜZERİNDEKİ EN KUTSAL KİŞİ

- Anne bebeğini 9 ay karnında taşır.
- En mutlu günü yavrusunu kucağına aldığı gündür.
- Gecesi gündüzüne karışır. Yüreği yavrusunda atar. Yemez yedirir, giymez giydirir.
- Yeniden yemek yemeyi, konuşmayı, yürümeyi öğrenir. Yeniden okuma yazma öğrenir.
- Yavrusunun sevinci mutluluğu, üzüntüsü kederi olur.
- Kötü günü yavrusunun hastalandığı gündür.
- Yavaş yavaş büyüdüğünü görmekten mutlu olur.
- Onun adı annedir. Görevi kutsaldır.
- Tek isteği vardır, yaşlandığında unutulmamak.

_________________
Çile...
Çile en çok müslümana yakışır...
Çile Müslümanın secdedeki gözyaşları,
teheccüdün kardeşi,seherin yoldasıdır...
Çilesiz baş bükülmez,Çilesiz el açılmaz...
Ne mutlu Çile olana,şükredene,
Çile,şükredip tevekkül edenler için,
Allah'a giden güzel ve en kısa yoludur.
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Anneler Günü'nün hikayesi
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
RavzaGul.com :: SERBEST :: Serbest Kürsü-
Buraya geçin: